26 Ocak 2026 Pazartesi

Veri Sömürgeciliği (Data Colonialism)

 Veri Sömürgeciliği

 (Data Colonialism)  



 

Paul Baran’ın 1950’lerde ham madde ve sanayi ürünleri üzerinden kurduğu "Merkez-Çevre" modeli,  bugün "Veri Sömürgeciliği" (Data Colonialism) adıyla dijital bir boyuta taşındı. Denklemler aynı, sadece sömürülen "ham madde" değişti.

 

İşte Baran’ın perspektifiyle dijital dünyadaki merkez-çevre ilişkisi üzerine kısa bir değerlendirme:

 

1. Ham madde Olarak Veri: Yeni "Altın" mı, Yeni "Pamuk" mu?

Baran’ın modelinde çevre ülkeler ham madde (maden, tarım) sağlar, merkez ise bunu işleyip pahalıya satardı.

  • Bugün: Bizler (çevre), her hareketimizle, beğenimizle ve konum bilgimizle "ham veri" üretiyoruz.

  • Dijital Merkez: Bu ham veriyi toplayan Silikon Vadisi devleri (Google, Meta, Amazon vb.), veriyi  algoritmalarla işleyerek "tahmin paketlerine" ve "reklam ürünlerine" dönüştürüyor.

  • Sonuç: Biz üretiyoruz, onlar işleyip bu katma değerli ürünü bize (veya bize reklam verenlere) geri satıyor.

     

2. "Artık"ın Dijital Transferi

Baran'ın "artık değerin merkeze akması" tezi, dijital dünyada fiziksel sınırlara takılmadan işliyor:

  • Vergi ve Kâr Transferi: Yerel platformlar gelişemiyor çünkü küresel tekellerin ağ etkisinden

     kaçmak imkansız. Bir Türk veya Brezilyalı kullanıcının verisi üzerinden elde edilen kâr, yerel  ekonomiye değil, doğrudan merkeze (California/İrlanda gibi merkezlere) akıyor.

  • Fikri Mülkiyet Tekeli: Tıpkı Baran'ın bahsettiği "teknolojik engel" gibi, yapay zeka ve veri işleme kapasitesi de belirli ellerde toplandığı için çevre ülkeler bu alanda "tüketici" kalmaya mahkum  ediliyor.

     

3. Dijital Azgelişmişlik Tuzağı

Baran, çevre ülkelerin Batı'yı taklit ederek gelişemeyeceğini söylemişti.

  • Bugün: Çevre ülkeler, kendi yerel dijital altyapılarını kurmak yerine merkezin bulut (cloud)

     sistemlerine ve yazılım dillerine bağımlı hale geliyor. Bu, "Dijital Bağımlılık" yaratıyor.

  • İsraf Ekonomisi: Baran’ın "potansiyel artık" dediği şey, bugün dikkat ekonomisiyle (attention economy) heba ediliyor. Toplumun kolektif zekası ve vakti, gelişim yerine tekelci 

    platformların algoritma optimizasyonuna (reklam izleme, sonsuz kaydırma) harcanıyor.

     

4. Gözetim ve Kontrol

Baran’ın tekelci sermaye eleştirisi, bugün "Gözetim Kapitalizmi" (Shoshana Zuboff’un tabiriyle) ile birleşiyor.  Merkez, çevre ülkelerdeki bireylerin sadece cüzdanlarını değil, davranışlarını da modifiye etme gücüne sahip  oluyor. Bu, politik bir tahakküm aracına dönüşerek Baran'ın "emperyalizm" analizini güncelliyor.

 

 

Baran Haklı mı?

Eğer Paul Baran bugün yaşasaydı, muhtemelen şunu söylerdi: "Sorun internetin kendisi değil; internetin mülkiyet yapısıdır. Veri kamulaştırılmadığı veya yerel/demokratik denetimden geçmediği sürece, akıllı telefonlar sadece cebimizdeki sömürgeci temsilcileridir." 

 




 


 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder